AKP’nin Hazırladığı Taslak Eziyeti, Esareti, İşkenceyi Önlemiyor!

Hayvan hakları savunucuları olarak yıllardır hayvanların haklarını koruyan bir yasa için mücadele ediyoruz. Son günlerde AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in açıklamalarının (1, 2, 3) ardından Hayvan Hakları Yasası ile ilgili endişelerimiz giderek artıyor. 

2011 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak meclise gönderilen yasa taslağı, hayvan hakları savunucuları tarafından “Ölüm Yasası” olarak anılmış ve 2012 yılında kitlesel eylemlere sebep olan bu yasa taslağı tepkilere rağmen 2014 yılında Çevre Komisyonu tarafından onaylanmıştı. Ancak taslak, Meclis Genel Kurulu’na  getirilmediğinden kadük kalmıştı. 

Yeniden bugüne dönelim; AKP Grup sözcüsü Özlem Zengin’in açıklamaları bu taslak üzerinden bir yasa hazırlandığı yönünde. Kamuoyunun büyük tepkisine neden olan böyle bir taslak üzerinden yapılan bir yasa çalışması, 2019 yılında kurulan ve yaklaşık bir yıl boyunca Türkiye’de yaşanan hayvan hakları ihlallerini enine boyuna değerlendiren ve Ocak 2020’de meclise raporunu sunan TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu’nun bir yıllık emeğinin ve biz hayvan hakları savunucularının yıllar süren mücadelesinin çöpe gittiğini düşündürüyor.

Biz hayvan hakları savunucuları, Özlem Zengin’in Hayvan Hakları Yasa tasarısına dair basınla paylaştığı maddelere şerhimizi koyuyoruz!

Evde 3 hayvan sınırı

Özlem Zengin’in açıklamalarına göre meskende 3’ten fazla hayvan barındırılamayacak. Yerel yönetimler sorumluluklarını yerine getirmediği için sokakta yaşayan hayvanları yaşatmaya  çalışan insanları cezalandıran böyle bir maddeyi kabul etmiyoruz. 

Tecavüz suç kapsamına alınmıyor

2018 yılında Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı taslakta da hayvana tecavüz suç kapsamına alınmıyordu, tecavüze 2000 TL idari para cezası öngörülüyordu. 2018 yılında bu taslak yine kamuoyunun tepkisine ve eylemlere sebep oldu. Zengin’in demeçlerinden anlaşıldığı üzere hayvana tecavüze bu tasarıda da suç kapsamında değil; yalnızca tecavüze bazı düzenlemeler getiriliyor.

AKP’li milletvekilleri bu maddenin tepki çekeceğini ve bizler tarafından kabul edilmeyeceğini gayet iyi biliyorlar, buna rağmen böyle bir madde önermeleri toplumun talep ve isteklerine karşı kulaklarını tıkadıklarını gösteriyor. Türkiye’de hayvana tecavüz, erkekliğin dokunulmazlığı yüzünden üstü örtülen ancak çok yaygın olduğunu bildiğimiz bir şiddet türü. Hapishanelerin yetersizliği ya da savcılık bürolarında iş yükünün artması gibi sebeplerle açıklanmaya çalışılan bu karar tecavüzü normalleştiren bir aklın kararından başka bir şey değil.

Hayvana şiddete hapis cezası yok

Zengin’in aktarımına göre yeni tasarı, hayvan öldüren biri 6 aydan 4 yıla, hayvana eziyet eden biri 6 aydan 3 yıla, hayvan dövüştüren biri 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile yargılanacak. 

“Hayvana şiddete hapis cezası” denilerek müjdelenen bu öneriyle faillerin cezaevine girmesi imkansız. Hayvana şiddet faili ancak en az 3 yıl ceza ile yargılanması halinde takdiri indirim uygulanmazsa 6 ay, indirim yapılırsa da 3 ay cezaevinde kalacak.

Bir daha altını çizelim: Cezasızlık failleri teşvik eder. Hapis cezası hayvana yönelik suçlarda kırmızı çizgimizdir! Caydırıcılığı hedefleyen bir yasada hayvana yönelik şiddet fiillerinin ceza alt sınırı 3 yıldan başlatılmalı. AKP’nin devrim niteliğinde olacağını söylediği bu taslak yasalaşırsa failler suça teşvik edilmeye devam edecek.

Yunus parklarına düzenleme

Zengin’in açıklamalarından yeni yunus parklarının açılmasına izin verilmeyeceğini ancak mevcut tesislerin kapanmayacağını ve bu tesisler için bazı düzenlemelerin getirileceğini anlıyoruz.

Bizler mevcut 10 yunus parkı faal olduğu sürece bu zulmün bitmeyeceğini ve hayvanlar için değişen bir şey olmayacağını söylüyoruz. Yunus parkı sahipleri usulsüz bir şekilde açtıkları işyerlerini yasallaştırmak için yunus parkları ile ilgili düzenleme talep ediyordu. Bu öneri AKP’li milletvekillerinin 10 işletmenin çıkarlarını koruyabilmek için hayvanların yaşamlarını hiçe saydığını gösteriyor.

Hayvan üretimi ve satışı bitmiyor

Petshoplarda hayvan satışının yasaklanacağı söylense de bu hayvanların hangi türler olduğu belirtilmiyor. Ancak yüksek ihtimalle Komisyon Raporu’nda da tavsiye edildiği gibi petshoplarda sadece kedi, köpek satışı yasaklanıyor. Özlem Zengin açıklamalarında hayvan satışının Tarım ve Orman Bakanlığı’nın denetiminde yapılacağını belirtiyor. Yani hayvan satışı ve üretimi devam ediyor. 

Hayvan terk edene 1.500 TL ceza

Meclis Araştırma Komisyonu Raporu hayvan terk eden kişiye 10.000 TL ceza verilmesini tavsiye ediyordu, bu bizim de taleplerimizden biriydi. AKP’nin hazırladığı taslakta hayvan terk etmenin cezasının 1.500 TL olarak belirlendiğini anlıyoruz. Bu komik tutar hayvan terk etmenin önüne geçmez, caydırıcı olmaz!

Kısırlaştırma “seferberliği”

Yerel yönetimler Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte kısırlaştırma çalışmaları yapacak. Tarihi hayvan katliamları ile dolu bu kurumların, yapacakları kısırlaştırma operasyonlarının toplu katliamlara dönüşmesi ihtimali bizleri endişelendiriyor.

Şikayet mekanizması arayışı

Özlem Zengin’in açıklamalardan suç olarak nitelendirilecek olan hayvan hakkı ihlalleri için bir şikayet mekanizması arayışı olduğu anlaşılmaktadır. Adalet Bakanlığı’nın 2018 yılında hazırladığı tasarıda da aynı konu gündeme gelmişti. İşbu tasarıda, hayvan hakkı ihlalleri için soruşturma açılması; sahipli hayvanlar bakımından sahibinin, sahipsiz hayvanlar bakımından o dönemki adıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın şikayeti şartına bağlanmıştı.

Toplumdaki bütün bireylerin yaşanan bütün adli ve idari olaylara ilişkin ihbar ve şikayet hakkı anayasal güvence altındadır. Hayvan hakkı ihlalleri bakımından da birçok fiilin cezasız kalmasına yol açacak, anayasal haklarımızı ihlal edecek böyle bir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Hayvan hakkı ihlallerinde herhangi bir kişinin veya kurumun şikayet şartı aranmaksızın cumhuriyet savcıları resen yetkili kılınmalı ve harekete geçebilmelidir. Buna rağmen, bu konuda Anayasa’ya aykırı bir düzenleme yapılırsa; hayvan hakkı ihlallerinin ne kabahat ne suç olarak nitelendirildiği Hayvanları Koruma Kanunu öncesinde de, kabahat olarak nitelendirildiği mevcut Hayvanları Koruma Kanunu döneminde de yaptığımız gibi, hayvan hakkı ihlallerine ilişkin bütün başvurularımızı anayasal ihbar ve şikayet hakkımız doğrultusunda karakol ya da Savcılık kanalıyla yapmaya devam edeceğiz.

Basına yansıyan ilk haberlere göre yıllardır beklediğimiz bu yasa hayvanlar için ölüm anlamına geliyor. Bütün taslağı göremesek de geriye kalan maddelerin hayvanlar lehine olmadığı hissediliyor. Hayvanların haklarını gözetmeyen, her fırsatta bu hakları gasp etmeye ya da esnetmeye çalışan yasa taslaklarından bıktık! 

Hayvanların haklarını gerçekten koruyacak bir yasa istiyoruz. Tasarının acilen kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz!  

Adil, eşit, yaşanabilir bir dünya için hayvan hakları demeye devam edeceğiz. Tüm kafesler boşalana, tüm türler özgür olana dek…

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi