Gençler için “Yaşam İçin Yasa”

Sana Yaşam için Yasa İnisiyatifi olarak sesleniyoruz! Biz yaşadığımız kentleri, sokakları, evleri, ormanları, nehirleri kısaca tüm dünyayı paylaştığımız hayvanların, haklarını anlatmak ve savunmak için bir araya gelmiş bir ekibiz. Hepimizin dünya üzerinde yaşayan canlılar olarak haklarımız var. Örneğin yaşam hakkı, en temel haklarımızdan biri. İnsanların haklarının korunması için bir de yasalar var. Yasaları bizim haklarımızı koruyan birtakım kurallar olarak düşünebilirsin. İnsanlar gibi hayvanların da hakları var, ama hayvanların haklarını koruyan bir yasa yok.

Biz hayvan haklarının ülkemizde de korunması için böyle bir yasanın çıkması gerektiğini savunuyoruz ve adına Yaşam için Yasa diyoruz. 2019 yılından bu yana Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hayvan haklarına yönelik bir yasa çalışması yapılıyor. Ancak gelecek ay yayımlanacak olan Hayvan Hakları Yasası, bu hakların birçoğunu görmezden geliyor. Bu yasanın gerçekten hayvan haklarını koruyabilmesi için uzun çalışmalarımız sonucunda oluşturduğumuz taleplerimiz var. Bu talepler şunlar:

  1. Bazı hayvanlarla vakit geçirdiğinde hayvanların duyguları olduğunu fark etmiş olabilirsin. Hepsi doğuştan gelen haklara sahip ve hissedebilen bireyler. Yürürlükte olan yasada hayvanlar “mal ve eşya” ile tanımlanıyor ve hayvanların yaşam hakları korunamıyor. Yeni yasada birey olarak tanınması çok önemli, tam da bu yüzden Yaşam için Yasa diyoruz. Hayvanlar hissedebilen canlılar olarak tanımlanmalı.
  2. Bir hayvan bir insan tarafından şiddete uğradığında eğer hayvanın sorumluluğunu alan biri varsa, bu suçu işleyen kişi ceza alıyor. Ancak kentlerde, sokaklarda yaşayan hayvanlara ya da yaban hayvanlarına uygulanan şiddet cezasız kalıyor. Çünkü bu hayvanlar yasada “sahipsiz” hayvanlar olarak geçiyor. Yasada yer alan sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı kaldırılmalı. 
  3. Hayvanlara uygulanan her türlü şiddet Türk Ceza Kanunu kapsamında mutlaka cezalandırılmalı. 
  4. Sokakta yaşayan hayvanlar sokak sakinleridir. Onlar da bizler gibi yaşadıkları mahallelerde bir yaşam kuruyor ve arkadaşlar ediniyorlar. O yüzden bakımevlerinde rehabilitasyon süresini tamamlayan ve yuvalandırılamayan hayvanlar alındıkları noktalara bırakılmalı. Bunu takip etmek konusunda belediyeler sorumluluk almalı.
  5. Evde, bir insanın yanında yaşamaya alışan bir hayvanın sokağa alışması çok güç. Korunaklı, düzenli mama yiyebildiği bir evden sonra hayvanlar, sokakta bir sürü arabanın içinde yaşamakta ya da ormanda yemek bulmakta zorlanabiliyorlar. O yüzden sorumluluğunu aldığı hayvanı terk eden kişiye en az 10.000 TL idari para cezası uygulanmalı.
  6. Özgürce yaşayabildikleri, aile kurabildikleri, sosyalleşebildikleri kendi yaşam alanlarından koparılan ve petshoplarda bir kafesin içinde yaşamaya zorlanan birçok “evcil ve egzotik” hayvan var. Bu hayvanların üretimi, ticareti ve satışı yasaklanarak suç kapsamına alınmalı.
  7. Sadece  türlerinden dolayı “yasaklı ırk” ve “tehlikeli ırk” olarak tanımlanarak barınaklara hapsedilen birçok köpek var. Örneğin pitbull türündeki köpekler sadece ırklarından dolayı suçlanıyor, oysaki tehlikeli olan bu canlılar değil onların gücünün kötüye kullanılmasıdır. “Yasaklı ırk” ve “tehlikeli ırk” tanımları kaldırılmalı, hapsedilen köpekler rehabilite edilmeli ve yuvalandırılmalı.
  8. Yaban hayatı yasal ve yasadışı avcılık yüzünden tehdit altında. Kendi yaşam alanlarında hayatlarını sürdüren birçok hayvanın, nesli tükenen ve endemik, yani yalnızca belirli bir bölgede yaşayan, başka bir yerde yaşama ihtimali olmayan, o bölgeye özgü hayvanların, “av hayvanı” olarak tanımlanan pek çok yaban hayvanının ölümüyle sonuçlanan avcılık ve av turizmi tamamen yasaklanmalı.
  9. Her sene yüzlerce kuşu öldüren, patlama riski nedeniyle insan hayatı için de tehlike arz eden, hem ses hem de çevre kirliliğine sebep olan havai fişekler yasaklanmalı.
  10. Hayvanların özgürce, kendi yaşam koşullarında yaşamasına izin vermeyen yunus parkları, hayvanat bahçeleri ve hayvanlı sirkler kapatılmalı, yenilerinin açılması yasaklanmalı. Yurt dışından gelen sirklerin ülkeye girişine izin verilmemeli.
  11. Canlılara zarar veren hiçbir gösteri “gelenek” olarak adlandırılamaz. Eğlence, spor, kültürel ve ticari faaliyet adı altında yapılan at yarışları, deve ve boğa güreşleri, köpek ve horoz dövüşleri yasaklanmalı.
  12. Hayvanlardan kürk elde etmek, yurtdışından ülkeye işlenmiş ya da işlenmemiş halde kürklerin girişini sağlamak, kürk elde etmek için hayvan yetiştirmek/üretmek kesinlikle yasaklanmalı.
  13. Hayvan deneylerinde hayvanlar hasta ediliyor, vücutlarına zorla yabancı maddeler sokuluyor ve bu da, hayvanların büyük acılar yaşamasına neden oluyor. Hayvan deneyleri tıp, kozmetik, silah sanayi gibi pek çok sektörde yapılıyor. Bu deneyler sonlandırılmalı, hayvanlara zarar vermeyen alternatif yöntemlere (3D yazıcı, kök hücre üzerinde araştırma yapma vb.) geçilmelidir. Fen bilimlerinde hayvanlar üzerinde deney yapmak istemeyen öğrencilere okul alternatif yöntemler sağlamalı, öğrencilerin etik eğitim hakkı korunmalıdır. Üzerinde deney yapılan ve hayatta kalan hayvanlar huzurlu bir hayat için yuvalandırılmalı. Alternatif deney metodları hakkında bilgi sahibi olmak istersen burada yer alan yazıyı okuyabilirsin.
  14. Hayvanların yük taşımak için kullanılmasına son verilmeli. Özgür kalan hayvanların hakları korunmalı. 

Peki sen nasıl destek olabilirsin? 

Aşağıdaki soruların cevaplarını arayabilir, önerilerimizi uygulayabilirsin: 

  1. Hayvanların da bizler gibi kişisel sınırları, hoşlandıkları ya da sevmedikleri şeyler var. Onlar da beden dilleriyle, davranışlarıyla bunları gösteriyorlar, her zaman sevilmek ya da oyun oynamak istemiyorlar. Çevrendeki hayvanların nasıl yaşadığını daha önce gözlemledin mi? Sevindiklerini ve rahatsızlıklarını nasıl gösteriyorlar, nasıl eğleniyorlar, heyecanlanıyorlar mı? 
  2. Seninle beraber evinde yaşayan bir hayvan var mı? Eğer varsa onu ya da mahallendeki hayvanları da düşünerek yemek ve kalacak yer haricinde nelere ihtiyaç duyduklarına hiç dikkat ettin mi? Bu hayvanların ihtiyaçları karşılanıyor mu, karşılanması için neler yapılabilir?
  3. Mahallende yaşayan hayvanları tanıyor musun? Sence bu hayvanların yaşadıkları yerler sağlıklı ve güvenli mi? Yiyecek bulabiliyorlar mı? Eğer değilse, sen neler yapabilirsin? Eğer desteğe ihtiyacın varsa yaşadığın ilçedeki belediyedeki Veteriner İşleri Müdürlüğü’nü arayarak o hayvanların aşılarının ve bakımlarının yapılmasını, yapıldıktan sonra yaşadığı mahalleye geri bırakılmasını talep edebilirsin. Müdürlüğün numarasına kendi belediyenin web sitesinden ulaşabilirsin.
  4. Seninle paylaştığımız taleplerimizi bir kere daha gözden geçirebilir, hayvanların hakları ile kendi haklarının benzerlikleri ve farklılıkları üzerine düşünebilirsin. Hayvan haklarının korunması senin haklarının korunmasını da etkiler mi?
  5. Yukarıda açıkladığımız taleplerden sana tanıdık gelenler oldu mu? Daha önce hayvanat bahçelerine, yunus parklarına, alışveriş merkezlerine ya da akvaryumlara gitmiş olabilirsin. Bu hayvanların yaşam ortamları sana nasıl hissettirdi, neler düşündün? Belki hayvanat bahçelerinde yaşayan hayvanların tekrarlayan hareketleri, insanlardan kaçmaları dikkatini çekmiştir. 

Hayvanlar özgür olmalı ve ait oldukları coğrafyalarda yaşamalı. Bu mekanlara gitmeye devam edersek orada yaşayan hayvanların kendi yaşam alanlarından çok uzakta, birer kafeste ya da akvaryumda yaşamaya devam etmelerine destek vermiş oluyoruz. Bir kutup ayısı, yunus, aslan, maymun ve birçok hayvan hayatında hiçbir insan görmeden yaşayabiliyorsa, biz de yapabiliriz! :). Merak ettiğimiz hayvanların hayatını anlatan çok güzel belgeseller, kitaplar var, onları izleyerek ve okuyarak hayvanlar hakkında fikir sahibi olabiliriz. Planet Earth, Our Planet, Blue Planet gibi belgeselleri izleyebilir, BBC, National Geographic, Netflix gibi platform ve kanalların hayvanlarla ilgili içeriklerine göz atabilirsiniz.

  1. Çevrene bu yasa sürecini ve taleplerimizi anlatabilirsin, ne kadar çok insan konuşursa ve gündem olursa, yasa yapan politikacıların da dikkatini çekmiş oluruz. Taleplerimizi daha ayrıntılı incelemek istersen internet sitemize göz gezdirebilirsin.
  2. Sosyal medya hesaplarımızdan paylaşmamız için, sana göre hayvan haklarının ne demek olduğunu ve taleplerimizi anlatan kendi çizdiğin bir resmi, yazdığın bir şiiri, yazıyı, çektiğin bir fotoğraf ya da videoyu yasamicinyasa@gmail.com adresine gönderebilirsin.
  3. Hayvan haklarını korumak konusunda neler yapılabileceğini, senin neler yaptığını bizlere anlatmak için yine yukarıdaki mail adresine yazabilir, bu konuda çektiğin bir videoyu, fotoğrafı ya da çizdiğin bir resmi de bizimle paylaşabilirsin.
  4. Çevrendeki yetişkinlerle imza kampanyamızı  paylaşabilir, daha çok insanın haberinin olmasını sağlayabilirsin. 

Bir sorun ya da fikrin varsa, Twitter hesabımıza mesaj gönderebilir ya da mail adresimize yazabilirsin.