Hayvan hakları yasa teklifinin görüşüleceği TBMM Tarım Komisyonu üyelerine e-posta ile mektup gönderin

Komisyon üyelerine mail sağlayıcınız üzerinden otomatik olarak aşağıdaki mektubu iletebilirsiniz. Tarım Komisyonu üyelerine taleplerimizi içeren mektubu e-posta aracılığıyla göndermek için tıklayınız.


SAYIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TARIM, ORMAN ve KÖYİŞLERİ KOMİSYONU ÜYELERİ,

Sizlere bu mektubu, hayvanların en temel yaşam haklarını savunan bir “Hayvan Hakları Yasa”sına dair taleplerimizi bir defa daha hatırlatmak için yazıyoruz.

AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Başkanı Sayın Mustafa Yel’in basına açıklamalarından takip edebildiğimiz üzere, AK Parti’nin hazırladığı bir kanun teklifi yakında huzurunuzda olacak. 

Şubat 2019’da beş parti grubunun ortak önergesiyle kurulan ve Ocak 2020’de Meclis’e sunduğu taslak rapora dek 12 defa toplanan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarını yakından takip etmiş, Meclis’te gerçekleşen bu toplantılara katılmış hayvan hakları savunucuları olarak, yasa teklifine dair endişelerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Kanunun adı

Sayın Mustafa Yel’in basına açıklamalarında anlaşılıyor ki, huzurunuza gelecek teklifte Hayvan Hakları Kanunu’ndan vazgeçilmiş ve 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na dair değişiklik önerileri esas alınmış.

Hayvanları eşya statüsünden çıkarıp, burada açmamızın yersiz olduğu bir takım felsefi tartışmalar nedeniyle onları hukuki bir özne de kılmaksızın, doğuştan gelen haklarını tanımanın mümkün olduğu inancına sahip Komisyon Rapor’u tavsiyesinin aksine bu değişiklik, bizleri yasanın hayvanların haklarını koruma prensibinden vazgeçilip geçilmediği konusunda kaygılandırmakta.

Cezalara dair

Sizlerin de yakından takip ettiği üzere, kamuoyunun hayvana yönelik suçlarda hapis cezası beklentisinin, teklifte karşılığının olmadığını görüyoruz. Hayvana yönelik suçlarda “6 aydan 4 yıla” önerilen hapis cezasının “insana yönelik suçlarla orantılı” olarak hesaplandığını anlayabiliyoruz ancak hayvan hakları hukukçularının altını defalarca çizdiği üzere, 3 yıldan az hapisle yargılanacak failin 1 gün dahi hapis cezası almayacağını biliyoruz.

Hakimin takdirine bırakılacağını anladığımız bu cezai önerinin, hayvana yönelik suçların ne yazık ki sistematikleştiği günümüzde cezasızlık anlamına geldiğinin farkındayız. Büyük bir emekle çıkması muhtemel yeni düzenleme bu suçların önüne geçmediğinde, hem yıllardır bu yasayı bekleyen kamuoyunda hem de sizler arasında hayal kırıklığı yaratmayacak mıdır?

Diğer yandan hayvana yönelik işlenen suçu 5 yıl içinde tekrarlayamayan failin hapis cezası almayacağının öngörüldüğü bir sistemin çok ama çok büyük bir eksiği olduğunun görülmesini istiyoruz. Hayvana yönelik işlenen suçların, insana yönelik işlenen suçlara kıyasla tespit edilmesi çok ama çok zordur. Suçun mağduru edilen hayvanın şikayetçi olamaması, tanık ya da şikayetçi olacak tanığın olmaması durumunda bu suçun gizli kalacağının fark edilmesini istiyoruz. Hayvanları, karşılaşacakları suçlardan koruyacak sizlerden başka kimse değil, bunu hatırınızda tutmanızı istiyoruz.

Sokakta yaşayan hayvanlar hakkında

Sayın Yel basında, yasa teklifinde “evde bakılan hayvan sayı sınırlaması”nın olmadığı, mevcut 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yer alan 6. Maddenin korunacağı, belediyelerin ceza kapsamına alınacağının sözünü verdi. Teklifi değerlendirirken bu sözlerin tutulmasından yana olmanızı talep ediyoruz. 

Belediyelerin “kısırlaştırma seferberliği” planlanırken bu faaliyetin öncelikle hayvanların çıkarına gerçekleşebilmesi için Komisyon raporunda da yer alan mobil kısırlaştırmanın yapılmaması, ayrıca belediyelerin bu alanda teknik olarak hayvan sağlığına zarar vermeyecek tüm donanıma sahip olması, popülasyon kontrolü derken geçmişte olduğu gibi hayvan katliamına dönüşmemesi sizlerin ellerinde.

Yine benzer şekilde Komisyon raporunda olan “vakum etkisini” hatırlatmak isteriz. Sokağın sakini olan hayvanların –özellikle köpeklerin-, belediyeler tarafından toplanıp, onlar için hapishaneden farksız barınaklara kapatılması, popülasyon kontrolü değildir. Alınan köpek sayısı kadar yeni köpeğin aynı bölgeye yeniden geleceğini hatırlatır, 6 maddenin korunmadığı bir tekliften taraf olmamanızı talep ederiz. Oldukça teknik bir detaymış gibi görünen ancak ciddi ölçüde hayvana yönelik suçların önüne geçecek “barınaklarda kamera sistemi”nin de 7/24 herkes tarafından erişilebilir olması talebimizi de hatırlatmak istiyoruz.

Hayvan satışı ve popülasyon kontrolüne dair

Komisyon raporu hayvan terk eden kişiye 10.000 TL para cezası öneriyordu. Sizlere sunulacak teklifte bu tutarın hiçbir caydırıcılığın olmadığını düşündüğümüz 3.000 TL olarak belirlendiğini Sayın Yel’den dinledik. 

Petshoplarda yalnızca evcilleri yasaklamayı öneren ancak ırk derneklerinde hayvanların üretilip satılabilmesine izin veren bir sistemde, satın almalar sürecek ve bununla birlikte terk etmeler de… 

Çıkaracağınız yasayla, kamunun vergileriyle ve bin bir emekle gerçekleştirileceği aşikar “kısırlaştırma seferberliği”ne rağmen sokakta popülasyonu kontrol altına alamadığınızı düşünmenizi istiyoruz. Buradan hareketle hayvan satışının petshop ya da ırk derneklerinde evcil ya da değil tüm türlerde yasaklanmasından yana olmanızı umuyoruz. 

Komisyon’un hayvana işkence olarak tanımladığı ancak yasa teklifinde yer almayan ya da esnetilen başlıklar

Komisyon raporunda her biri detaylıca değerli komisyon üyesi milletvekillerimiz tarafından incelenen ve tavsiye kararına dönüşen birçok başlığın kanun teklifinde olmayacağını derin bir üzüntüyle karşıladığımızı belirtmek işitiyoruz. 

Bu başlıkları hızlıca hatırlatalım: 

  • Türkiye’ye hayvanlı sirklerin girişi ile Türkiye’de bir hayvanlı sirkin yasaklanması; 
  • Kürk ve deri çiftliklerinin kapatılması, kürk ithalatının yasaklanması hatta veteriner fakültelerinde kürke dair müfredatın kaldırılması;
  • Hayvan deneylerinin yasaklanıp, alternatif bilimsel yöntemlere geçilmesi, hayvan deneyinden etik sebeplerle kaçınan öğrencilere etik eğitim hakkı tanınması ile deneyde sömürülmeyecek hayvanların öldürülmek yerine aile yanına verme yönetmeliğinin uygulanması;  
  • Hayvanat bahçelerinin kapatılması, yenilerinin açılmasına izin verilmemesi, mevcuttaki esir hayvanların emekli edilmesi ve mevcut hayvan hapishanelerinin rehabilitasyon alanına çevrilmesi;
  • Mevcut 10 yunus parkının 1 yıl içinde kapatılması, yeniden açılmasına izin verilmemesi ve mevcutta çalıştırılan hayvanlara rehabilitasyon imkanı sağlanması;
  • Şiddet içermediği ileri sürülen, tüm hayvan dövüşlerinin şiddet içerdiğini ve “geleneksel” kabul edilenler de dahil yasaklanması gerektiği;
  • “Yasaklı ırk” ve “tehlikeli ırk” tanımları, listeleri kaldırılmalı, barınaklarda müebbet hapse mahkum edilen ve ziyaretçilere kapalı olan bölmelerde tutulan bu köpekler rehabilite edilmeli ve aile yanına yuvalandırılmalı, hayvanları yetiştirip silah olarak kullanan kişilere ağır yaptırımlar uygulanmalı;

Tüm bu başlıklar Komisyon raporunda ağır sömürü ve hak ihlalleri olarak tanımlandığı halde, sizlere sunulacak yasa teklifinde hayvanlar üzerinden ticari rant sağlayan kişi ve kurumlara yeni olanaklar tanıyacak ölçüde esnetildiğini anlıyoruz. Tüm bu başlıklara dair beş partinin ortaklaştığı talepleri hiç değilse Komisyon raporundan yeniden okumanızı rica ediyoruz. Hayvanları, yaşadıkları zulümden şikayetçi olamayacak bu canları; onları ticaret nesnesi yapan bir anlayıştan koruyacak olan kararları alacak olan sizlerden başkası değil.

Konusu dahi geçmeyen başlıklar

Komisyon raporunda yer alan ve yıllardır hayvan hakları mücadelesi verenlerin taleplerinden olan bazı konularınsa teklifte yer dahi bulamadığını görüyoruz. Burada biz taleplerimizi yeniden hatırlatmak ihtiyacı hissediyoruz:

  • Çiftlik hayvanları diye tanımlanan ancak bizler için sadece hissedebilen bireyler olan hayvanların öldürüldüğü ve sömürüldüğü tesislere 7/24 kamera zorunluluğu getirilmeli;
  • Basına da yansıyan ve kamuoyu vicdanını da yaralayan canlı hayvan ticareti yasaklanmalı;
  • Nesli tükenen türleri, endemik türleri ve “av hayvanı” olarak tanımlanan pek çok yaban hayvanını zevk, hobi ve spor adı altında katletmeyi hedefleyen avcılık ve av turizmi tamamen yasaklanmalı;
  • Hayvanların yük taşımak amacıyla kullanılmasına son verilmeli, bu sömürüden kurtulan hayvanların kalan yıllarında sömürüden uzak bir yaşam sürmeleri sağlanmalı;
  • Her sene yüzlerce kuşu öldüren, patlama riski nedeniyle insan hayatı için büyük tehlike arz eden havai fişekler yasaklanmalı.

Son olarak,

Bizler 21. Yüzyılın Türkiye’sine yakışan, hayvanların doğuştan gelen haklarını teslim edip, bu hakları koruyacak bir Hayvan Hakları Yasası’nın çıkacağına dair ümidimizi yitirmedik. 

Tıpkı bizler gibi canlı ve duyarlı varlıklar olan hayvanlar ve onlardan ticari rant sağlayan kişi ve kurumlar arasında bir tercih yapmak durumunda kalacak olan siz değerli komisyon üyeleri ve vekillerimizin tercihini yaşamdan, hayvanlardan yana kullanacağına dair inancımızı kesmedik.

Sizlerin hayvanlardan hiçbir çıkarı olmayan biz hayvan hakları savunucularının taleplerine kulak vereceğinizi ve asgari olarak beş partinin de üzerinde mutabık olduğu komisyon raporunun tavsiye kararlarını baz alan bir yasa teklifini geliştirmek üzere çalışacağınızı umuyoruz.

Komisyon raporunda da sıkça ifade edildiği üzere, “tarihin başlangıcından bu yana hayatımıza eşlik eden hayvanlara karşı, kendi hayat alanı içinde büyük bir sevgi ve şefkat gösteren, dünyaya örnek uygulamalar oluşturan kadim bir medeniyetin mirasçısı” olarak bizlerin temsilcisi sizlerin dünyaya örnek bir yasa çıkaracağınızı düşünüyoruz.

Saygılarımızla